PEYGAMBERİMİZİN ÇOCUK SEVGİSİ

        Çocukların gelişmesinde sevgi gıda kadar önemlidir. Sevgiyle yetişen çocuk kendisiyle ve çevresiyle barışık olur. Kabiliyetleri daha iyi gelişir. Araştırmalar, sevgi ortamında büyüyen çocukların hayatta daha mutlu ve başarılı olduklarını ortaya koymaktadır.

 Rahmet Peygamberi Hz. Muhammet (SAV) Efendimiz çocukları çok sever ve bunu davranışlarına yansıtırdı. Çocuklar da Peygamber Efendimizi çok severlerdi.  

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz çocuklarla karşılaştığında onlara selâm verir, hatırlarını sorar ve hediyelerle onları sevindirirdi. Yetimler ve öksüzlerle daha fazla ilgilenir, onları himayesine alır ve ihtiyaçlarını giderirdi.  

Kendisi de öksüz olarak dünyaya gelen ve yetim olarak büyüyen Sevgili Peygamberimiz, kalbinin katılığından şikayet eden kişiye; “yetimin başını okşa kalbin yumuşar buyurarak yetim ve öksüzlerin kendi haline bırakılmamasını isterdi.

 Torunları Hasan ve Hüseyin’i kucağına alır, öper, koklar ve onları sevindirirdi. Bu durumu gören Akra b. Hâris adlı sahabi hayret ederek, yâ Rasulallah siz çocuklarınızı öper misiniz? Benim on çocuğum var hiç birini öpmedim; demesi üzerine Peygamberimiz: Allah senin kalbinden merhameti almışsa ben ne yapayım, merhamet etmeyene merhamet edilmez” buyurarak çocuklara karşı şefkatli ve merhametli olunmasını isterdi.

 Namaza durduğunda çocukların ağladığını duyarsa namazı kısa tutar, çocukların ve annelerinin üzülmesine fırsat vermezdi. Çocuklar arasında kız-erkek ayırımı yapmaz, yapılmasına da izin vermezdi. Namaz için secdeye vardığında bâzen torunları gelip sırtına çıkardı. Efendimiz, onlar düşmesinler diye secdeyi uzatırdı. Torunlarını omzuna ve sırtına alır, onlarla şakalaşır ve oyunlar oynayarak sevindirirdi. Bu durum sadece kendi torunları için değil, diğer sahabi çocukları için de böyleydi.

Hizmetlisi Zeyd’in oğlu Üsâme’yi bir dizine, Torunu Hasan’ı da diğer dizine oturtur ve Allah’ım bunlara rahmet et. Çünkü ben bunlara karşı merhametliyim;buyurarak ümmetine çocuk sevgisinin nasıl olması gerektiğini gösterirdi.

 Peygamberimiz, çocuklarda gördüğü hataları yüzlerine vurmaz, onları incitmeden düzeltme cihetine giderdi. Annesi tarafından çocuk yaşta Hz.Peygamberimiz’in hizmetine verilen Hz.Enes’in şu sözleri konuyu özetler mahiyettedir:” Peygamberimize on yıl hizmet ettim. Aslında yaptığım işler pek yerli yerinde olmuyordu. Buna rağmen Hz. Peygamber (SAV) bir defacık olsun bana vurmadı ve surat asmadı. Beni azarlamadı ve ayıplamadı. Hatta öf bile demedi. Hoşuna gitmeyen bir şey için :”Niçin böyle yaptın?” diye beni sorguya çekmedi… Çünkü o, çocuklara karşı insanların en şefkatlisiydi. Hayatımda Peygamberimizden daha güzel kokan bir koku koklamadım. O’nun elinden daha yumuşak bir ipeğe ve kumaşa dokunmadım. O,insanların ahlâk bakımından da en güzeliydi…

         Kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü bir dönemde merhamet peygamberinin bu sıcaklığı insanların gönüllerini fethetmeye yetmişti. Bugün de sevgi ve merhamete muhtaç insanlık O’nun şefkat ve merhamet kanatları altına girmeye muhtaçtır. Kutlu Doğumu ve  Çocuk Bayramını birlikte kutladığımız nisan ayında rahmet damlalarının nisan yağmurları gibi gönüllerimize yağması temennisi ile….

                                                    Mehmet ŞİMŞEKOĞLU

                                                     Gölyaka Müftüsü                                                                                                                                                                                       

 

mehmetsimsekoglu08@hotmail.com

Geri