GENÇLİĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM
İnsan hayatında gençlik döneminin ayrı bir yeri vardır. Eğitim süreci, meslek edinme, iş-güç sahibi olma ve aile yuvası kurma gibi görevler gençlikte yerine getirilir. Gençlik döneminin iyi geçirilmesi, bütün hayatın iyi yaşanmasına sebep olabilmektedir. Gençliğin ihmal edilmesi ise, hayatın bütününü olumsuz etkilemektedir. Sadece insan hayatı için değil, toplum ve ülkelerin gelecekleri için de gençlik çok önemlidir. Gençliğine sahip olan, onları iyi yetiştiren milletler, geleceğe hükmedebilirler.
Ülke olarak en büyük zenginliklerimizden biri, genç bir nüfusa sahip oluşumuzdur. Sağlam aile yapısı, inanç, ahlak ve kültürel değerlerimiz gençliğimizi korumuş ve batılı ülkelerin içine düştüğü olumsuzluklardan kurtarmıştır.
Çocuğun ve gencin yetişmesinde aile, okul ve arkadaş çevresi belirleyici rol oynamaktadır. Genç, temel inançlarını, sevgi, güven duygusu ve örnek davranışları aileden öğrenir. Okul, gencin kabiliyetlerini keşfeder ve onu hayata hazırlar. Arkadaş çevresi ise gencin sosyalleşmesini sağlar. Araştırmalar gençlik üzerinde arkadaş etkisinin anne- baba ve öğretmenden daha fazla olduğunu ortaya koymaktadır. Meşhur Türk atasözünde: “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” denmiştir. Peygamber Efendimiz de: Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin;”(1) buyurarak arkadaşın insan üzerindeki etkisini belirtmiştir. Çoğu gencin kötülüklerle tanışması arkadaş vasıtasıyla olduğu bilinmektedir.
Son yıllarda gençliği zararlı alışkanlıkların içine çekmeye yönelik yoğun bir çalışma yapıldığı görülmektedir. Ailelerinin ilgi ve sevgisinden mahrum kalan gençler, manevi boşluk içine düşmekte ve kolayca art niyetli kişilerin kurbanı olabilmektedirler. Bazen arkadaş hatırı, bazen merak, bazen de içindeki manevi boşluğu giderme düşüncesiyle kötü alışkanlıklarla tanışan genç, ileride bağımlı hale gelmekte ve kendini felakete sürüklemektedir.
Günümüzde gençleri en çok tehdit eden kötülüklerin başında sigara, alkol, uyuşturucu, kumar, fuhuş, terör ve internet bağımlılığı gibi zararlı alışkanlıklar gelmektedir. Bugün bu kötülüklerin emperyalist ülkeler tarafından bir silah olarak kullanıldığı ve gençliğin zehirlenmeye çalışıldığı bilinmektedir. Özellikle büyük kentlerde, okul çevrelerinde faaliyet gösteren art niyetli kişiler, gençleri kurdukları tuzağın içine çekebilmek için yoğun çaba sarf ediyorlar. Bu tehlikeye karşı devletimizin emniyet birimleri büyük gayret gösteriyor. Anne-babalar da, daha duyarlı olmalı ve gençleri kendilerini koruyacak manevi donanımlara sahip olacak şekilde yetiştirmelidirler.
İçki, kumar, zina ve uyuşturucu gibi kötülükler, bütün dinlerde haram kılınmıştır. Yüce kitabımız Kur’an, bunların şeytan işi birer pislik olduğunu ve insanlığın kurtuluşa ermesi için bunlardan kaçınmak gerektiğini bildirmiştir.(2)
Fert ve toplumu içten içe kemiren bu kötülükleri işlemekte ısrar edenler, en büyük zararı kendilerine ve aile fertlerine vermiş olurlar. Hem sağlıklarını, hem huzurlarını, hem de ebedi saadetlerini kaybederler.
Bütün gençlerimizin bayramını tebrik eder, sağlıklı, mutlu ve başarılı bir gelecek temenni ederim.
Mehmet ŞİMŞEKOĞLU
Gölyaka Müftüsü
------------------------------------
1- Ebu Dâvud, Edep
2- Maide,90